Yusuf Yılmaz

yusufyilmaz@haymana.com
Yazarın sitemizde "100" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 01/03/2018 553 kez okundu.

28 Şubat Postmodern Tiyatrosu Devam Ediyor

28 Şubat 2017 tarihli Haymana.com’daki “28 Şubat Postmodern Darbecilerini Yargılama Tiyatrosu” başlıklı yazımda, 28 Şubat melun sürecin darbe aktörlerinden hiç birinin tutuklu olmadığını belirtmiştim.

Tiyatro devam ediyor fetöcü yargının kumpası ile yapıldığı gerekçesi esas alınarak –ki ben de yüzde 85-90 aynı kanaatteyim- Ergenekon, Balyoz soruşturmaları sanıkları; tekrar yargılama hakkı elde ederek tahliye edildiler.

Ancak bu davalar ile aynı kefeye konularak; gerek Fetöcü, gerek Fetöcü olmayan yargı tarafından sözde yargılanan 28 Şubat darbecileri; uyduruk yargılamalar neticesinde tutuklu hiçbir sanık bırakılmamış, ceza almamışlardır. Yani her zaman olduğu gibi cürüm işleyenler, yaptıkları yanlarına kalmıştır.

Post modern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinin üzerinden 21 yıl geçti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, kara bir leke olarak anılacak olan bu süreçteki darbecilerin ve işbirlikçilerin asıl hedefleri dindar insanları mağdur etmekti ve başardılar, ötekileştirdiler.

16 Temmuz 1997 tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde, başörtülü hemşirelik bölüm 1. si törene alınmadı. O zamanki Üniversite yönetimi ve tetikçisi başhemşire tarafından hemşirelik kepi başından alınmış ve iteklenmiş, bu olay, o yıllarda yapılan zulmün sembolü olmuştu.

O zaman Türkiye’nin her tarafında yapılan başörtü yasağını protesto edenler hakkında, anayasal düzeni yıkma suçlamasıyla davalar açıldı, kimisi idamla yargılandı. Bu zulümlere tepki gösteren gazeteci ve yazarlar gözaltına alındı, tutuklandı.

Yine onlarca yıl önceden başlamak üzere devletin bütün kademelerine yerleşen Fethullahçılar, 28 Şubat sürecini çok iyi değerlendirmişler. Hem darbeyi desteklemişler, hem de mezhepçi, laik savcı ve hakimler ile işbirliği yaparak, dindar insanların bürokrasiden atılmalarını fırsat bilmişlerdir. Yargı ayağında da Müslümanlara ağır cezalar vermişlerdir. Onların lehlerine olan delilleri kararttılar. Böylece Fetöcülere devletin bütün kademelerinde alan açtılar ve yerleştirdiler.

 

25 yıla yakındır bir zaman diliminde sürekli söylüyorum ki Fetöcüler diğer Müslümanları bürokraside dışladılar, düşman gözü ile baktılar. Siyasal iktidarlar da bugüne kadar onlara göz yumdular ve onları palazlandırdılar.

İstanbul Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Tıbbî Dokümantasyon Bölümü örgencisiyken başörtülü olduğu gerekçesiyle final sınavından polis zoruyla okuldan çıkarılan evli ve hamile Nuray Canan Bezirgan, Polis tarafından dövülerek çocuğunu düşürmüştür. Daha sonra da 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Nuray Canan Bezirgan bu sebeple Kanada'ya iltica etmek zorunda kalmıştı. Türkiye'deki başörtüsü yasağını hayretle karşılayan mahkeme heyetinin 2,5 saat içinde aldığı kararla Kanada vatandaşlığına kabul edilmişti.

Aynı şekilde İmam Hatipte okuyan bir kız öğrenci, başörtülü öğrencilerin okula alınmaması nedeniyle, derste olması gereken saatte yolda yürürken bir kamyonun altında kalarak feci şekilde can verdi. Bir diğer kız ise yine okula alınmadığı için bir kamyonun çarpması sonucu bacağı kesilerek sakat kaldı. Yine başörtüsü mağdur bayanlar ve kızlar, ağır cezalar aldılar ve idamla yargılandılar.

Yine aynı dönemde, 400 milyar dolara yakın bankaların içinin boşaltılmasında büyük emeği! geçen dönemin başbakanı olan ve daha sonra Romanya’da kumar oynarken burnu kırılan Onbaşı Mesut Yılmaz, İmam Hatipleri ve Kur’an Kurslarını askerlerin emri ile kapatmasını, iyi bir marifetmiş gibi, Nevşehir’de Hacı Bektaş-ı Veli Anma toplantısında “Size bir müjde ile geldim diyerek” eğitime yaptığı ihaneti övmüştür.

Medyadan okuduğumuz kadarı ile o dönemin mağdurlarından şu anda en az 550-600 Müslüman cezaevlerindedirler. Mağduriyetlerinin sonlandırılması gerekir. Suçsuz oldukları ispat edilen bu mazlumlar, cezaevlerinde tutulmaktadır. Bunların serbest bırakılması gerekir. Bu görev de şu andaki Ak Parti hükümetine düşmektedir. Bu nedenle haykırarak diyorum: Laf ile peynir gemisi yürümüyor. Samimiyetinizi gösterin ve gerek fetöcü, gerekse laik ve mezhepçi yargı tarafından haksız yere cezaevlerinde tutulan bu Müslümanlara, Ergenekon ve Balyoz mağdurlarına tanınan yeniden yargılama hakkı tanınmasını sağlayın.

Sonuç olarak 28 Şubat denen melun sürecin kirli aktörlerinden hiçbiri cezaevinde değilken, 28 şubat süreci askerlerinden brifing alan fetöcü, mezhepçi ve laik yargı mensuplarının marifetiyle haksız yere tutuklanan Müslümanlar cezaevlerinde çile çekmektedirler. Yani 28 Şubat Postmodern Darbenin yargılanması gereken sanıklar ve tahliye edilmeleri gereken mağdurlar ile ilgili yargı tiyatrosu devam etmektedir.

28/02/2018

 


Yorum Yapın
500

Bu yazıya toplam 4 yorum yapıldı.
  • Başlık : Hesabı ALLAH'A verecekler Akp sormaz 02/03/2018 14:10:01
    Gönderen : Celal
    Cüneyt bey Akp nin varlığı 28 Şubat denen alçak sürecin sayesinde oldu. Akp kendi ayağına kurşun sıkarmı? Sadece Müslümanları kandırıp yağ bal içind e yaşıyorlar. Cezaevlerindeki Müslümanlar Akp'yi ırgalamıyor. Altta kalanın canı çıksınları oynuyoruz.
  • Başlık : Pek yakın da değil Cüneyt abi 02/03/2018 14:02:46
    Gönderen : Necati selvi
    Hesap vermeleri uzak değil diyorsun Cüneyt abi. Kendisi hikmete muhtaç dede kime himmet ede. Kendisi yolsuzluk içerisinde boğulan AKP, hangi yolsuzluğu ve hukuksuzluğu sorabilirki? Artık yandaş parti oldu ve belediyelerde görüyoruz. Dindar Müslüman bürokratlar görevden alınıyor, yerlerine Akpli olmayan tırtıllı yandaş adamlar aranıyor. Yani göreve gelmek için Akpli olmak gerekmez.Bakan be vekil yandaşı hemşerisi ol yeter.Hele karadenizli olman istediğin yere aranman,ihale alman için yeterli.
  • Başlık : DARBELER ÜLKESİ 02/03/2018 13:46:09
    Gönderen : CÜNEYT DURAN
    28 Şubat darbesiyle ülke bir gecede yüzde 30, sonrası gelen zamlarla bu oran 40a çıktı. Dolar kurunun serbest bırakılmasından bir gün önce banka medya patronlarının zırhlı araçları merkez bankasının kapısına dayanarak bütün dolar rezervlerini aldılar. Sonrasında 10 cente muhtac olduk. Çevik -1 in bir gün öncesi (eski parayla)63 milyarlık dolar aldığı basına yansıdı. Fadime şahinlerle sahte şeyhlerle ve başörtüsü yasağı ile oyalayıp milletin parasını gasp ettiler. Hesap zamanı çok uzak değil
  • Başlık : 28 Şubat mağdurları yeniden yargılansın... 01/03/2018 10:48:42
    Gönderen : Cemal Akbaş
    Gelinen bu noktada eğer 28 Şubat bir darbe ise ve h hükümet 28 şubatı darbe olarak kabul ediyorsa, o zaman o süreçte ceza alan mağdurlar yeniden tutuksuz olarak yargılanmalıdır. Suçu yoksa beraat etmelidir.