Yusuf Yılmaz

yusufyilmaz@haymana.com
Yazarın sitemizde "92" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 14/11/2014 1052 kez okundu.

Çiğnenen Müslümanların Namusu ve Onurudur

Siyonist İsrail İşgalci devletinin son Mescidi Aksa'ya saldırısı, Müslümanların her türlü değerlerine yapılmış en basitlikle tarif edilecek adice ve vahşice bir saldırıdır. Filistinli Müslümanların canlarından daha üstün gördükleri Mescid-i Aksa ve kutsallarına yapılan çirkin saldırı dünyada büyük tepki gördü. Sadece Arap yöneticileri denen uşak bedeviler tepki göstermedi, göstermelik İİT ve benzerleri kafalarını kuma gömmüşlerdir.  

 

Hâlbuki bu saldırı Ümmetin namusuna ve onuruna yapılan bir saldırıdır. Bunun akabinde El Halil ile Kudüs’te, Müslümanlar tarafından yapılan şehadet eylemlerinin haklılığı bir kere daha gözler önüne serilmiş olsa da, taşıma su ile değirmen taşının dönemeyeceğini aklı başında duyarlı her Müslüman bilmelidir. Filistin başta olmak üzere Mescid-i Aksa ve dolayısıyla Kudüs meselesine köklü bir çözüm gerektiği artık kaçınılmazdır.

 

İsrail terör devleti; İslam dünyasındaki başıbozukluğu ve dağınıklığı fırsat bilerek son zamanlarda küstahlığını iyice arttırdı. Alçaklıkta haddi aşıp, aşağılık hayvanların dahi yapamayacağı vahşeti yapmaktadır. Sözde özgür dünya dediğimiz medeniyetsiz vahşi dünyanın gözü önünde Filistinlilerin her türlü hak ve hukukuna tecavüz eden bu zorba çete devleti, onları öldürüyor, ekinlerini yakıyor, evlerini yıkıyor ve o yerleri zorla gasp edip, Yahudileri yerleştiriyor. Son, kirli ve kanlı postallarıyla Mescid-i Aksa’yı çiğnemeleri; bir noktada İslam dünyasını adam yerine koymadığı izlenimini veriyor.

 

Katil İsrail askerlerinin Mescidi Aksa'nın mihrabına kadar girmesi ve Kur'an-ı Kerim’leri yerlere atmaları, kadınlara karşı terbiyesizlik yapıp vahşice saldırmaları ve yine bu katil devlet tarafından korunup Filistinliler üzerine saldırılar yapan aşırı siyonist grupların bu derece cüretkâr davranmalarının en önemli nedeni, İslâm âleminin duyarsızlığı ve üzerlerine ölü toprağının serilmesidir

 

Müslüman kadınları tekme tokat döverek yerde sürüklemeleri, harami olarak Mescid-i Aksa içerisini kirli postalları ile çiğnemeleri, namaz esnasında Filistinli Müslümanlara ahlaksızca davranmaları ve haklarını çiğnemeleri; aslında çiğnenen Filistinlerin hakkı ve hukuku değildir. Çiğnenen ve ayaklar altına alınan, varlığı yokluğu belli olmayan İslam Ümmet’in şerefi ve onuru ile haysiyetidir.

 

İşgalci siyonist İsrail’in canı istediği zaman öldürdüğü, sözde dünya Müslümanlarının duyarsız kalması ve savunma silahı dahil, hiçbir yardım almamaları, Filistinli Müslümanların ellerini kollarını bağlamakta ve katil devletin cüretini arttırmaktadır. Çünkü katil İsrail, batının kendisine hibe ettiği silahlarına güvenerek her türlü silahtan yoksun Filistinlileri sürekli öldürmektedir.

 

Bu durum ister istemez Filistinli Müslümanların ferdi olarak canlarını ortaya koymalarına ve intihar eylemleri yapmalarına neden olmaktadır. Aslında bu dahi siyonist katil devletin uykularını kaçırmakta ve endişelerini arttırmaktadır. Bu şehadet eylemlerini dahi küçümseyerek,  vehimlerinin korkusu ile “Müslümanlıkta şehadet eylemi yoktur” diyerek, Filistinlilere karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeyen sorumsuz Müslümanların bu tür ikiyüzlü ve utanmazca söylemlerden kaçınmaları gerektiğini bilmelerini isterim.

Eğer Müslümanlarda biraz duyarlılık olsaydı; Filistinli Müslümanları yalnız bırakmazlardı.   Ümmetin onurunu ve kutsal mekânlarını savunan ve bu uğurda canlarını feda eden Filistinlileri yalnız bırakmamaları gerekirdi. Çünkü Mescidi Aksa'ya sahip çıkmak Müslümanların ortak görevidir.  

İşgalci katil İsrail devleti, Mescidi Aksa'yı hedef alan saldırısında şiddeti gitgide attırması halinde Filistinlileri susturacağını sanıyordu. Ama Filistinli Müslümanların ümmet adına sorumluluğunu ve korumalığını üstlendiği Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya sahiplendiğini fedakârlıkları ile ortaya koydular. Allah onlardan razı olsun ve Allah yardım etsin. İki genç Müslümanın şehadet eylemleri, gayri meşru işgalin kolay olmayacağını, silah üstünlüğünün de fayda etmeyeceğini anlayan siyonist işgalcileri ölüm korkusu sarmıştır.

 

Hele el altından İsrail’e her türlü desteği veren batının ve İsrail’in kuklası bazı Arap yöneticilerin şerefsizce ve onursuzca duruşları, buna rağmen Filistin davasına sahip çıkıyormuş gibi görünmeleri, duyarlı Müslümanları çileden çıkarmaktadır.

 

Sonuç olarak Filistinli Müslümanlar; İslam dünyasının yüz karası durumunu kurtarmaya çalışan şerefli Müslüman olma özelliğine sahip olmuşlar ve Müslümanların ezilen namus ve onurlarını, canları pahasına koruyacaklarını göstermişlerdir. Bunun dışındaki bazı uzak ülkelerdeki Müslümanların büyük protesto gösterileri yapmaları, az da olsa Müslümanca duyarlılıklarını ortaya koymakla birlikte, o ülkelerin yöneticilerinin duyarsız ve ikiyüzlü davranışları da gözlerden kaçmamaktadır. 


Yorum Yapın
500
Güvenlik Kodu

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
  • Başlık : KAHROLSUN DEMEKLE KAHROLUNMUYOR 23/12/2014 10:29:14
    Yıllardır meydanlarda "kahrolsun İsrail,kahrolsun Amerika,mazlumlara uzanan eller kırılsın" diye sloganlar atıldığı taktirde ne İsrail kahroldu,ne de Amerika kahroldu.Kahrolan yine mazlumlar oldu.Kırılan yine mazlumların ellerin oldu.sloganlar hiç çare olmadı.Meydanlar yürümekle aşınmadı.Aksine o zamimlerle her türlü askeri,ticari antlaşmaları imzalayan yerli zalimlerin eliyle destekleyenlerle daha da güçlendiler."Kahrolsun zalimler" demekle zalimler kahrolmaz "mazlumlara uzanan eller kırılsın"