Yusuf Yılmaz

yusufyilmaz@haymana.com
Yazarın sitemizde "100" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 29/06/2018 360 kez okundu.

HAYMANA BU KAFA İLE BİR ARPA BOYU YOL ALMAZ

Yıllar önce; haymana com’ daki köşe yazılarımda, Haymana gazetesi ve diğer sosyal paylaşım sitelerindeki yorum ve paylaşımlarımda, sürekli: “Haymana’nın kalkınması ve ilerlemesi için, öncelikle birlik-beraberlik ile karşılıklı saygı ve sevginin esas olması gerektiğini” vurgulamıştım.

 

 

 

Geriye şöyle baktığımız zaman, hemşehrilerimizin yukarıdaki hasletlerden çok az nasiplendiklerini görüyoruz. Hasetlik, çekememezlik, kıskançlık diz boyu. Dedikodu yapmak, birbirlerini küçümseme, birbirlerini kıskanma ve kötüleme diz boyu. Bu durum hem işadamları arasında, hem bürokratlar arasında, hem de siyasiler arasında devam etmektedir.

 

 

 

Siyasette, bürokraside, iş alanında neden ileri gidemediğimiz, yukarıdaki cümlelerde saklıdır. Çünkü adam gibi insan diyeceğimiz insanımız henüz türeme noktasından çıkamamıştır.

 

 

 

Bazı hemşehrilerimiz, kendi hemşehrilerinin desteği olmadan kendi gayretleri ile zamanında bürokraside bir yerlere gelmiş, kimisi de siyasette arpa boyu gitmiştir. Kimisi de iş hayatında biraz ilerlemiştir. Ancak böyle insanlara destek vermek yerine, köstek olmaktayız. Bürokraside ve siyasette biraz yükselene çelme takıp, türlü desiselere başvururuz. Hatta öyle bir noktaya geliyor ki, kişinin özel hayatındaki olağan olan bir etkinliği dahi önemli bir şey imiş gibi abartılı bir şekilde hemşehrilerimize gönderip kafaların karışmasına neden oluyoruz.  Hâlbuki o kişi zaten o etkinlik veya etkinliklerini başka zamanda sosyal paylaşım sitelerinde yayınlamıştır. Buna rağmen çok acayip ve yeni bir şeymiş gibi, konudan habersiz olan, özellikle İslami hassasiyeti olanlara pazarlandığı zaman, onlar da konuyu tam anlayamadıklarından, hassasiyetlerinden dolayı yanlış algılamaları ve büyük tepki göstermeleri kaçınılmaz oluyor, istemeyerek haksızlığa meydan veriliyor. Sonradan da ceviz kabuğunu doldurmayan, gizli saklı bir şey olmadığı anlaşılıyor. Gerçi Maide Süresi 8. Ayette belirtildiği gibi, “……kişilere olan  kızgınlığınız ve kininiz sizi adaletten saptırmasın……” meali gereği düşünüp, tartıp-biçip öyle hareket edilmesi gerekir. Bu da Müslümanların önemli eksikliklerinden biridir.

 

 

 

Bunun yanında bürokraside ve siyasette biraz yükselme gösteren bazı hemşehrilerimiz de, ne hikmetse kendilerine hiç toz kondurmazlar ve kibir abidesi gibi bu dünyayı ben yarattım havasındalar. Bu tip insanlar,  arandıkları zaman, cevap vermeye veya sonradan geri dönmeye gerek duymazlar. Kendilerini Kaf dağında görme hastalığındadırlar. Üstelik hiçbir zaman kendileri bürokrasideki hemşehrilerine destek vermedikleri halde, destek verdiklerini ve iyilik yaptıklarını, utanmadan yalan söylerler. Ve haklarını helal etmeyeceklerini söylerler. Ortada hak filan yok ki helal etsinler.  Belki kendileri böyle bir şeye yeltenmiş olabilirler. Ancak çevrelerinde topladıkları bazı kötü insanların onları yanıltmaları üzerine destek veya iyilik yapamadıklarını biliyoruz.

 

Yine Haymanalı bazı yerel siyasiler, hasbelkader siyasetçi olmuşlar. Koltuğu dolduracak kapasitede olmadıkları halde o koltuğa oturmuşlar. Haymanalıların yaralı parmaklarına dahi merhem olmadıkları halde, ya beceriksizlik ve acizlikleri ya da art niyetlerinden ötürü olmuş olacak ki, kendilerini bu konuda haklı olarak eleştiren ve paralelci düşmanı olan hemşehrilerimize paralelci ithamında bulunma utanmazlığını göstermişlerdir.

 

 

 

Geçmişte bürokraside hangi saikler ile yükseldiğini bilmediğimiz bazı hemşehrilerimiz, hep ön planda olma hastalığına yakalanmışlar ve bütün hemşerilerim benim önümde eğilsin, ben varsam hemşerilerimiz vardır havasındalar. Yetmedi başka bir hemşerimizin bürokrasideki yükselişine engel olmuşlar, bu konuda gayret etmek isteyen iyi niyetli STÖ başkanlarını ve yönetimini de engellemişlerdir.

 

 

 

Sonuç olarak yukarıda saydığım olumsuzlukları bırakıp, menfaate dayanmayan karşılıklı saygı-sevgi, birlik ve beraberlik ruhu oluşturulmadığı sürece Haymana bir arpa boyu yol almaz. Sadece şov niteliğindeki nümayişlerle iş yaptığımızı sanmayalım. Daha ciddi çalışmalar yapmalıyız.

 

 

 

Ancak yukarıda bahsettiğim güzel hasletler hayata geçirildiği taktirde, Haymanamızın geleceği parlaktır ve İnsanı yaşat ki devlet yaşasın atasözü gereği, insanlarımız kalkınacak ki Haymana kalkınsın. “uzayan kol bizden olsun” düsturunu benimsemeliyiz. Bunu yapmazsak siyasette ve bürokraside durmadan yükselsek de, sonuç değişmeyecektir.  29/06/2018


Yorum Yapın
500

Bu yazıya toplam 3 yorum yapıldı.
  • Başlık : BİRLİK ZAMANI 05/07/2018 15:05:38
    Gönderen : CÜNEYT DURAN
    Herkese iyi günler. Başkanımızın da dediği gibi menfaat ve çıkar çatışmaları yüzünden Haymana bir arpa boyu yol alamamıştır. Bu halen böyledir. Böylede devam edecektir. Mikrofonlarda verilen vaatler sadece lafta kalmaktadır. Ama sonuçta memleketimiz. Böyle devam ederse tahminim işlerimiz artık Gölbaşın dan yürüyecek. İYİ GÜNLER.
  • Başlık : Çok Güzel Analiz 02/07/2018 16:00:32
    Gönderen : Yusuf YILMAZ
    Sayın Rasim Koyuncu Başkanım, inanın ki Haymanalıların durumunu benden daha güzel analiz etmişsiniz. Tebrik ederim. Her zaman kapısını çalacağı ve çayını, kahvesini içip, yemeğini yiyeceği kendi adamına sahip çıkmaz, Ama yabancıya divan pençe durur, şak şak ile günlerini geçirir. Haymanalılığını zaafa uğratır.
  • Başlık : Katılmanak mümkünmü 29/06/2018 19:14:17
    Gönderen : Rasim koyuncu
    Sn Başkanîm òylesine her satîrınız güzel anlatmışkı eksiği var fazlasî yok gerçekten hasetlik ve çekememezlik hastalığından bir türlü kendimizi arındırmîyoruz bizler aslında metropolerde yani ankarada çok büyük bir gücümüz var her zaman diyorum birlik be beraberliği yakalasak başkente sesimizi duymayan kalmaz lakin hep yabancılara el pençe durmaya ve alkışlamaya alışmışız yüzde seksenimizde öz güven eksikliği var malesef öz güveni olanlarda yanlız kaliyor Allah islah etsin bizleri.saygılarımla.