Yavuz Çifçi

yavuz_reis126@hotmail.com
Yazarın sitemizde "16" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 08/12/2017 151 kez okundu.

HER KESEYE UYGUN FİTİL

Bir gün Haymana Devlet Hastanesi pistine “Ambulans Helikopter” inince ufo görmüş köylü gibi apışıp kalmıştık. Akabinde sağlık karneleri kaldırılıp kimlikle muayene sırası alınınca aya ilk ayak basan insan kadar heyecanlanmıştık. Hastaneden çıkarken senet imzalama devri de sona erince “Lan cennetteyiz galiba” bile demiştik. Adına “Sağlıkta Devrim” demişlerdi. Hep beraber o gün çocuklar gibi şendik. Oysa turpun büyüğü heybenin dibindeymiş.

   Bundan yaklaşık 20 yıl önceydi. Babama kalp pili takılacaktı. Ankara da bir üniversite hastanesine gittik. Kalp pilinin o zamanki maliyeti 18 Milyar falandı. Babamın ameliyatı, hastane de yatması falan bugün olsa 25 milyara mal oluyordu. Babam Bağ-Kur emeklisiydi. O gün cebimizden çıkan para sıfır liraydı. Bildiğin “0” lira.

  Geçen hafta aynı hastaneye oğlum için gittim. Hastaneye giriş yaptırmak için 103 TL para verdim. Bir takım testler ve ultrason istedi doktor. Testlerin en basitlerinden birisi için “hastanede yok” dediler. “Ne yapacağız?” Dedik. Bizi bir özel bir laboratuvar’a pasladılar. Oraya ayrı para ödedik. Ultrason’a gittik. 3-4 ay sonraya randevu verebiliriz dedi, bilgisayar başındaki mimiksiz ve robotumsu kadın.”İşimiz acil” dedik. “O zaman 113 TL yatırın, yarına alalım” dediler.

   Doktor, “Eğer ameliyat edersem, ekstradan 2500 TL’nizi alırım. O da size olur, ayağınız alışsın” dedi. 20 yıl önce 25 milyar tutara sıfır lira öderken, “Sağlıkta Devrim” sonrası küçük bir tedavi için ödediğimiz rakam 2500 TL’ye mal oldu bize. Hastane aynı, ama cebe giren el farklıydı. Vay anasını sayın seyirciler.

   Bir diğer çocuğum için geçen hafta 2 adet krem aldım. 2 kremin tutarı yaklaşık 5 TL iken, sırf hastanede yazdırdığımız için 38 TL ödemek te bu devrimin içindeydi.

  Bu devrimde “onlar ambulansla hasta nakil ederken, para alıyorlardı, şimdi beleş götürüyoruz” olayı vardı. İnsanın ömründe kaç kere ambulans ile işi olur? Çok pimpirikli iseniz, 3 veya 4 kere. Diyelim ki bahtsız devesiniz ve 10 kere işiniz düştü. Her seferinde 150 TL verseniz, 10 seferde 1500 TL yapar. Peki hastaneye insanın kaç defa işi düşer? Abartmayalım ama yaklaşık her ay mutlaka bir tedaviye gider, hal hatır sorarız, en kötü ilaç yazdırırız. Her eczaneye girdiğinizde ödeyeceğiniz en küçük para 30 TL den aşağı olmaz. Yılda 360, on yılda 3600, ortalama ömrünüzde size çıkan masrafı varın siz hesap edin. Yazdırdığınız ilaçlar o zaman fitile dönüşüveriyor. 

  Hastaneler ticarethane, hastalar müşteri oldu. Müşteri velinimet gibi görülmeye başlandı. Her taraf mantar gibi özel hastane doldu. Selam verseniz para, muayene olmaya kalksanız kazığın katmerlisi, ameliyat falan olmaya kalksanız bir servet harcarsınız. Adı “Sağlık Devrimi” Özel hastane personeli, güler yüzle, hatta yılışıkça, “Bunu saymam bir daha bekleriz” derler ve bir şekilde mutlaka yine kapılarında sürünürken sizi bulurlar. Çünkü devlet hastanesinde en yakın randevu aylar, belki yıllar sonrasınadır. Cevval ve kaliteli, adı ünlüye çıkmış doktorları Messi gibi transfer etmişler, devlet hastanelerini dımdızlak bırakmışlardır. “Doktor bey böyle hön hönk öksürüyorum, bir şurup yazsanız” demeden, doktor tak teşhisi koyuyor; “Valla direk ameliyat olmazsanız, helvanızı yiyecez” “yav etme sadece öksürüyorum” “Neee…sen tıbba ilime, fenne karşı mı geliyorsun, doktordan iyi mi bileceksin, bre vatandaş” deyip, yallah ameliyata. Bir anlamda devlet hastanelerinin içi boşaltılmış, bir şekilde insanlar özel hastanelere mecbur bırakılmıştır. Bunun adı ne derseniz, haydi hep beraber haykıralım, “Sağlıkta devriiimm….”

  “Oğlum parası olmayanlar hastanelerde rehin kalırdı” durumundan, parası olmayan bir aspirin bile alamaz haline evrilmiş bir sağlık sektörüne çağ atlama bu olsa gerek. Hasta karnında pamuk unutulan komediden, “hastane mi? Allah korusun, ben imamın pamuğuna razıyım” aşamasına gelmişiz de, haberimiz yok. Hastane bahçesine helikopter indi ineli, pervanesi cepteki paraları uçuruyor, haberiniz olsun.

HAFTANIN SÖZÜ: Şimdiki kızlara kırmız başlık takıp ormana yollasan kurdu yerler. 

HAFTANIN HABERİ: Bu ay 145 TL su faturası ödeyen Hacı Ö.Ç(77) bundan sonra abdest yerine toprakla teyemmüm etmeye başladı. 

SAYGILARIMLA


Yorum Yapın
500

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.