Yavuz Çifçi

yavuz_reis126@hotmail.com
Yazarın sitemizde "3" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 10/11/2017 31 kez okundu.

KADIOĞLU..

Fen İşleri Şefi Bediha Kadıoğlu istifa etti. Daha doğrusu eski Fen İşleri Şefi. Öyle veya böyle Haymana’da bir iz bıraktı Kadıoğlu. Çok seven de oldu, nefret eden de. 

   Kendisini tanıdığım kadarıyla, klasik bir 657’li memurdan ziyade tam bir siyasi figürdü. Kendisinin karşı çıkıp; “Ben sonuçta bir memurum” dese de, hareketleri, söylemleri, çalışmaları ve liderliği ile siyasetin içini dolduran tüm argümanlara sahipti ve öyle de hareket ediyordu.

   Peki 3 buçuk yıllık Haymana macerasında ne  kazandırdı, ne kaybettirdi? 

   Bunun sağlamasını şu şekilde yapabiliriz.

   Yeni Fen İşleri Şefi Turgut Keleş Bey’in çalışmaları bize bir done sunacak. Eğer Turgut Bey, fen işleri şefliğinde çıtayı bir tık yükseltip, daha iyi çalışmalar yaparsa, o zaman “Hımm.. demek ki Kadıoğlu iyi çalışmıyormuş. Daha iyisi de yapılabilirmiş” diyeceğiz.

   Mahalle Muhtarları, “Tüm yollarımız kısa sürede yapıldı. Fen işleri kaleminde olan işlerimiz tek tek çözüldü. Birçok sorunumuz artık sorun olmaktan çıktı” derlerse ve ağız birliği ederlerse, o zaman “Vayy.. demek ki Kadıoğlu, bazı işleri savsaklamış, ötelemiş, sorunları çözmekte gevşek davranmış” diye söyleyeceğiz.

   Eğer Fen işleri’nin yetişemediği çalışmalarda, Haymana Belediyesi veya başka kurum devreye girip, sıkıntıları giderebiliyorsa, “Offf…  demek ki Kadıoğlu, Haymana’da iş yapmaktan ziyade salanmış durmuş. Olmasa da olurmuş” u daha yüksek sesle seslendireceğiz.

   Fakat, tüm bu saydıklarımız tam tersi çıkarsa, o zaman Kadıoğlu’na bağırıp çağırmalarımız..

   Velev ki, Fen İşleri beklentileri karşılamaktan uzak, hatta daha kötü bir performans çizerse Kadıoğlu’na olan sokranmalarımız…

    Hatta tıkır tıkır yürüyen bazı rutin işler bile iteklemeyle bile yürümez ise, Kadıoğlu’nun arkasından çemkirmelerimiz…. Ne olacak?

    Bir takım ön yargıları hemen dillendirmektense, biraz zamana bırakarak, “Bekle gör, eleştir veya destekle” mantığını devreye sokmamız gerekecek gibi.

   Ancak şunun altını çizmekte bir beis göremiyorum. Kadıoğlu’nun şanssızlığı Haymana’nın Büyükşehir’e bağlanmamızdan sonraki ilk fen işleri şefi olmasıydı. Belki ikinci hatta daha sonrakilerden birisi olsaydı, hepimizin acımadan üstüne yürüme politikamız belki daha esnek olabilirdi. Bir de yitik Başgan Gökçek’in pembe hayaller gördüren vaatlerinden sonra ortaya denek olarak Kadıoğlu’nun sürülmesiydi. Her yerine gelmeyen çalışmadan sonra, Gökçek’in vekili gibi Kadıoğlu günah keçisi oldu. Onun üstüne yürünüldü, ona atıf yapıldı, o etiketlendi. Dolayısı ile tüm Büyükşehir’e yollanan şimşeklerde, paratoner o oldu.

   Hatta ASKİ’nin saçma sapan zamlarında, bir türlü bitmeyen Ankara yolunda, karla kaplı açılmayan şehir içi sokaklarında bile Kadıoğlu’nun parmak izi aranıp, direk zan altındaki, olağan şüpheli oldu.      

   Bence Kadıoğlu Haymana’da Fen İşleri şefi olarak, hatta insiyatif kullanarak elinden gelenden daha fazla bir şeyler yapmaya çalışmıştır. İşi zor, hatta çok zordu. Belki acıyı bal eyleyemedi, ama bir takım işlerde olmazı, olur etti’yi söylemekte vicdan azabı duymadan dillendirebilirim.

  Başta da dediğim gibi, Kadıoğlu’nun kıymeti veya kıymetsizliği bundan sonra daha net anlaşılacaktır. Her şey başta Turgut Keleş’in daha sonra da diğer bağlı birimlerin performansına kalmıştır. Her halükarda inşallah kazanan Haymana olur, diyelim. Diyelim ve tahtaya vuralım. Daha fazla odunluk yapma lüksümüz yok çünkü.       

HAFTANIN SÖZÜ: "Eğitim seviyesi arttıkça, oy oranımız düşüyor" diyen bir zihniyetten, "eğitimde devrim" yapmalarını daha çok bekleriz.

 HAFTANIN HABERİ: Cuma günü dükkanına 8 dilenci ile 11 Suriyeli giren ve kasasından 200 TL çıkan bakkal H.C(54)nın beyin ölümü gerçekleşti.

SAYGILARIMLA


Yorum Yapın
500
Güvenlik Kodu

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.