Yusuf Yılmaz

yusuf.yilmaz.06@hotmail.com
Yazarın sitemizde "108" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 17/12/2021 146 kez okundu.

ASGARİ ÜCRET KOMEDİSİ, TİSK, İŞÇİ TEMSİLCİLERİ VE TÜİK

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 3’üncü toplantısı, 9 Aralık tarihinde,  TİSK’te yapıldı. Toplantıda ilk sözü alan hükümet temsilcisi Nurcan Önder; kendilerinin Hacettepe Üniversitesinden aldığı beslenme parametrelerine göre hesap yaptıklarını, 2 bin 979 ile 3 bin 567 TL arasında bir tutarın ortaya çıktığını belirtmiş. Ya ne kadar acınacak bir açıklama. Nasıl bir parametre ise, dar gelirli insanların yaşam şartlarını anlamayacak kadar ham bir açıklama. Kendisi bu parametre aralığı ücret ile geçinebilir mi acaba?

Türk-İş ise, 3 bin 900’den aşağısını kabul etmeyeceğini, Genel Başkan Ergün Atalay, 4 bin TL kırmızı çizgimiz demiştir. Ancak asgari ücret tespit komisyonu toplantısı öncesi, Cumhurbaşkanına, Çalışma Bakanı ve Maliye Bakanına asgari ücret teklifimizi bildirdik dese de, meğer işçinin sırtından krallar gibi yaşayan beyzade, 3900 lira teklif etmiş, ama işçilerin tepkisinden korktukları için dışarıya yansıtmamıştır. 

TİSK ise 3 bin 100 TL önerdi. TİSK Sözcüsü Akansel Koç, bir soru üzerine Biz 3 bin 100 TL önermedik. Biz asgari ücrete TÜİK enflasyonu dikkate alınarak zam yapılmasını istiyoruz diyerek itiraz etti. Özrü kabahatinden büyük, Sanki 3100 Lira ile TÜİK’in enflasyonu aynı kapıya çıkmıyor. İşçinin sırtından Karun kadar zengini olan işadamlarının temsilcileri, en düşük maaş alan işçiler ile alay edercesine, utanmadan 3100 Lira teklif ediyor. Bu da ülkemdeki insani ve vicdanı değerlerin ne hale geldiğinin açık göstergesidir.  İkincisi enflasyonun gıda kalemlerine göre yüzde 45-95 arasında değiştiği günümüzde, TÜİK masa başında enflasyonu belirliyor ve TÜİK’e güveniyorlar. 

Şu TÜİK denen kurumun söylediklerini ciddiye alan var mı acaba? Memur ve işçilere Ocak ve Temmuz aylarında verilecek olan maaş zammından önceki Aralık ve Haziran Ayları enflasyonunu, canını dişine takarak, küçük gösteren biri kuruluşun güvenirliliğine kim inanır?
Yoksulluk sınırının 10000.- lerde olduğu, açlık sınırının da 3000.- Lirayı aştığı bir zamanda, bu durum; kapalı kapılar arkasında sürdürülen “asgari ücret tespiti” adı altında oynanan komedinin aktörlerinin ipliğini pazara çıkarıyor. 

Ocak ayında, asgari ücretle yaklaşık 383 dolar alınabiliyordu. 15 Aralık 2021 tarihine göre, bu kadar dolar alınabilmesi için, asgari ücretin 5745 Lira olması gerekiyor. Ocak 2022 tarihine daha 16 gün var. 
Anayasanın 55. maddesi “Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” demektedir. Konuya ilişkin değişik 3/10/2001-4709/21 maddesi de “Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur” demektedir. 

Bu yasa ve önerilere rağmen, Türkiye’deki işçi, bugün OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri içinde, maalesef sonuncu olarak en düşük asgari ücreti alıyor. Türkiye’de asgari ücretli, şimdiye kadar açlık sınırının altındaki asgari ücretle yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bu şimdiye kadar gelmiş-geçmiş bütün hükümetler zamanında da aynısı olmuş ve zengini zengin yapan bir sistemin temsilcileri hükümetler bunu görmemezlikten gelmişler ve geliyorlar. 

Asgari ücretlilerin maaşları ile memur ve işçilerin asgari ücret kadar olan ücretleri, vergi dışı bırakılmalıdır. Ayrıca Prof. Necmettin Erbakan Hoca’nın mucidi olduğu Eşel Mobil sistemine göre maaşlara her yıl artış yapılması gerekir.

Ayrıca şu zincir marketlerden başlamak üzere, büyük firmaların büyük oyunlar yaparak, tüketicileri enayi yerine koymalarına hiçbir babayiğit ses çıkarmıyor. Yalandan denetim, ceza filan derken; adamlar bildiklerini okuyorlar. Özellikle halkın temel ihtiyaç maddeleri olan gıda üzerindeki kirli oyunlarının bir şekilde mühürlemeye varana kadar cezalar verilmesi gerekirken, bir günlük satışlarının yarısı dahi olmayan cezalar ile vatandaşların gazı alınmaktadır. Vatandaş, gaz alınmasını istemiyor, elle tutulur somut bir yaptırım ve sonuç bekliyor. Depolarındaki eski fiyat ile aldıkları malları döviz, enflasyon ayakları ile olduğu yerde fahiş fiyatla vatandaşlara yansıtmaları; ahlak, vicdan ve insanlık yoksunluğunun tezahürüdür. 

Yusuf YILMAZ 15/12/2021


Yorum Yapın
500

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
  • Başlık : Bunlarin da saltanatı yıkılır 17/12/2021 18:02:57
    Gönderen : İbrahim özcan
    Korkusuz kalem tebrikler amcam