Yazarın sitemizde "438" adet yazısı bulunmaktadır.
Eklenme Tarihi: 30/03/2026 921 kez okundu.
Erk ile Umudun Sevdası...
Mavi bir pencerede doğdu ilk gülümsemelerim! Düşlerde doğurdum ben umutlarımı. Mesela Akköprü üzerinde korkuluklarda yakaladım ilk Saka Kuşumu. Islak bir akşamın özgürlüğüne son vermişti korkuları! Sonra Kırmızı Leyleği gördüm Bakırçay taşkınlıklarında! Uçtuuu uçtuu çok uzak gökyüzü semalarına. Sevindi korkular özgürce kaçışlarına. Soğuktu o bahar mart ayı tıpkı şimdiler gibi. Yalnızlığıma alıştım görüyor musun bak; ne demiştin oysa sen bana; "Yok olacaksın kalabalıklarda!" Hiç öyle değilmiş çünkü yalnızlaşıyormuş insan asıl kendi kalabalıklığında! Meydan okuyorum tüm ıssız aşklara. Bahara, Sevdalara, Gönüllere, Aldanışlara ve en çok da sana meydan okuyorum Aşk'a! Köprü bitiyor yürümelere ve elbet soluksuz terk edişlere! Durup bir süre etrafı dinliyorum; peşimde kim olabilir diye! Kaos sanki çığlık çığlığa insanca olamadığıma! İşaretler takip edilmeli mi? Sesler ayırt edilemiyor! Boşver; diyorum ve yürüyorum Ulus Sapağına. Ağaçlar cıvıldıyor serçe huzursuzluğuna! Namussuzlar pek ürkekleşmiş onca kalabalığa! Sapaklar dikiliyor önüme ardıma ve müzikholde bir Minel türküsü kulaklarıma emanet. Tutturmuşum illa ki mutlu bir gün sevdası! Ağlayan Çınara yaslı gönlüm pek yorgun ve telaşlı. Uzaklarda Çenginin zilleri ve buralarda firari yavuklusunun intiharı! Siren sesleri, kapatıyorum kulaklarımı ve yangın yeri pür telaş tüm sokak serserileri. Kalabalık geçiyor düşlerim içinden ve sen ve ben yalnızız tüm senaryolarda. Sisli bir akşam işte gördün mü siluetler sahipsiz öykülerde! Oturmuş bir kınalı kahvesinde bekler olmuşsun umutları. Yoksa eksiliyor muyum kendi öykülerimden? Rüzgârın günahı elbet sahiplendiremedi anılarımızı! Yürümeli oysa hiç pes etmeden ve suskunluğa esir düşmeden kaçan hayalleri selamlamalı cesurca. Bir Mart sabahı ayazında ateş ile kavuşmalı gün aymalarına. Umut bu Umut hiç tükenmemeli yaşanmışlıklar ardından. Bir varmış masallarında sona ermemeli sevdalarca yolculuklar. Sarılmalı siluetlere ve yitip giden tüm düşlere inadına inadına umutla. Ve... Bir tür ihtirastı onunki; mavi bir ata kırmızı bir kelebek eşlik ediyordu yolculuğunda. Sırma saçlı kör bir küheylan peşlerindeydi amansızca. Duman duman olmuş yeleleri sıra dağlar koşturuyordu amansızca. Durup bir an gökyüzüne baktı, sanki yeryüzüne borcunu ödüyordu damla damla. Yüreği sızladı aklından düştü gözyaşları! Anılarla sarıp sarmaladı her bir damlayı. Yüksek bir yere çıkardı küheylanı, zamanı gelmemişti oysa! Terkinde bir sızı ve muştulama çabasında saka kuşları belirdi ansızın! Boşladı iyice, bellemişti bellemesine de yine de değiştirme çabasındaydı akşamdan sabaha yaşanası anlarını!
Erk ile umudun sevdası...
Uğur KOCA
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.