Uğur KOCA

Yazarın sitemizde "273" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 27/10/2026 48 kez okundu.

Mavinur ve hayalleri...

Mavinur ve Hayalleri... Sisli bir sonbaharda başlar hikayesi garibimin! Terk edilmiş duyguların eseriydi! Her daim sorgudaydı; Kim ve Neden? Perişan Bakkal olmasa hali çoook vahimdi esasen. Sahiplenilmek ile Sevilebilmek arası arsızlaşmıştı istemeden! Öğretilebilir miydi ki hissiyatlar? Bir Düş Bahçesinde doğmamıştı zira! Kapı eşiğine hasret gölgelerde saklandı ilk doğumundan öte! Sessizliğin bir kurtuluş olduğunu çaresizlik öğretti! Mavinur düş kapanlarına mahkumdu oysa! Güneşi ilk sarmaladığında anlamıştı ki gölgeler dostça davranmayacaktı O'na! Büyük Düşler ile tanışacaktı çok yakında... Yağmurda sevdi ilk ve yağmurda yoksun oldu sevdiğinden! Unutulmuş muydu yoksa terk mi edilmişti buralarda? Acı olan terk edilmişliği ve geride hiç bir sesin kendisine ses vermemesi olduğunu biliyor olması! Sahipsiz ve yalnızlığı ile arkadaş olmuştu... Suyun seyrinde gördü kendini ilk bir yağmur sonrası! İçinden eksildi azar azar... Mavinur oysa küçük bir umut olmak istiyordu. Sevmişti sudaki izlerini ve sonrası yağmur bekler oldu her yalnızlığında. Yansımalar izlerini çoğaltıyordu ve ilk kendi sesini duydu en yakınında. Bir miyavlama merhabası ile ilk o sisli sonbahar akşamı karşılaştı! Çok sevdi sesteki hüznü. Gülümserken neden acı acı inliyordu Mavinur? Islanmış bir güne veda ediyordu şimdi bir başına. Gidilesi bir yol bekliyordu ve yalnızlık ses ediyordu uzaktaan uzaktan... Bir Mavi karşıladı suyun üstünde renkleri. Hoş bir vedasında buluşacaklar besbelli. Sanki mektup sunuyordu gönlünden gönüllere! Su ıslanmıştı umut umut! Yapraklar renk verdi ilk ve ardından buse buse gözyaşları serpildi ıslaklığa. Balıklar taşıyordu tüm yapraklardan boşalan hüznü Üç Ayaklı Göl'e! Munzur bir akşama gebe kalmıştı Balıkçı, hızlı hızlı solumasından besbelli hınçlanmıştı şimdiden geceye! Yosun renkli bir kıyı oluşuyordu dağlardan tepelerden Üç Ayaklı Göle! Kanolarda çığlık taşınıyordu dubadan dubaya. Göl Mavi'ye susuzdu... Ay Işığı kiralanacak muhakkak bu gece! Risalet muamma Yuşa ile Yunus arası! Bir çifte sesi kesti rengi orta yerinden! Bir Karabatak sıçradı tam yerinden! Martılar gölgeliyordu güneşi ve gökkuşağı sevinçle doğuyordu Köyceğiz'e! Çıplak bir günce giydirilecek eski kokan eskimeyen duygularla! Peydah edilen üç vakit salıverildi birden bire meydana ve kısmetine rastgele tüm gönül dostlarına. Göl gülümsüyordu renklerin çoşkusuna. Hoyrat oğlan bebesi Burhan kızkaçıran peşinde koşturuyordu Zindanlara! Unutulmuş tüm sızılar suya kavuşuyordu Gökkuşağı mutluluğunda! Kuşlar bir görünüp kaybolurken sereserpe çimler üzerinde özgürleşmişti. Musiki serbest bırakmıştı tüm melodileri Üç Ayaklı Göl üzerine. Mavi evsahibi olmuştu tüm renklere! Geçit merasimine beş vardı ve çiçekler kokularını salmıştı tepelerden Sığla Ormanlarına. Vakit tamam... Umut doğuyordu Dalyan Semalarından Köyceğizin ılık akşamlarına...

Yorum Yapın
500

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.