Yusuf Yılmaz

yusuf.yilmaz.06@hotmail.com
Yazarın sitemizde "114" adet yazısı bulunmaktadır. Eklenme Tarihi: 24/03/2023 1051 kez okundu.

KATİL MÜTEAHHİTLER VE BELEDİYELER

2-3 aydır sokak köpeklerinin başıboşluğu nedeniyle gerçek sorumlu ve suçlu olan, hiçbir önlem almayarak onlarca çocuğun köpekler tarafından öldürülmesine neden olan belediyeler ile ilgili “Çocukların Katili Belediyeler” başlıklı bir yazı hazırlayacaktım. Görevini yapan belediyeleri kast etmiyorumdum. Ancak bir türlü fırsat bulamadım. Yazıyı tam yazacağım sırada Kahramanmaraş Depremi meydana geldi. 50 bini aşkın vatandaşımız hayatını kaybetti. 
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, depremlerde yıkılan binalar ile ilgili yaptığı kusurların tespiti soruşturmasında, Bağlar ilçesindeki Yoldaş Apartmanı enkazından alınan numunelere göre, çamurlu malzeme elenmeden dere yatağından getirilmiş. Projesi olmayan binalar da aynı durumda. Çevre Şehircilikten görevlinin yaptığı deneyde, deprem yönetmeliğine göre basınç mukavemeti 35 Megapascal (MPa)  olması gerekirken, 3-4 Megapascal çıktığı belirtilmiştir. (1)
 
Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Sedat Savaş ve ekibi tarafından alınan numunelerde “ binlerce binada, Megapascal çok düşük çıktı. Çimento oranlarının düşük, kalitesiz malzeme ve malzeme hırsızlığı yapıldığı tespit edildi. Binalar karton gibi devrildiler. Müteahhit; mühendisin, işçinin maaşını malzemeden çalarak veriyor. Doğru dürüst kolon-kiriş kalmamış. Vatandaşlar aldığı, alacağı ve oturduğu evin raporunu alsın” denilmektedir (1)
 
Suçlulara en ağır cezalar verilmelidir. Bunun bir sırası, usulü, şekli var. Bir de tabii Osmanlı'dan bu yana gelen bir gelenek söz konusu. Bir yerde bir hadise; halkta bir rahatsızlık ve tepki olduğu zaman, hemen padişah en sevdiği vezirlerinden üç-beş tanesinin kellesini keser ve Topkapı Sarayı'nın kapısından dışarıya, isyancıların önüne atardı. Bir müddet isyancılar siner ama düzen yine aynı şekilde devam eder.  Çünkü işin esas sorumluları o üç-beş kişi değildir; düzenin, sistemin ta kendisidir. (2)
 
Ceza verilecekse baştan aşağıya bütün sorumlulara ceza verilmelidir. Belediye başkanı, yardımcısı, kontrol mühendisi ve onun müdürü, müteahhit, onun taşeronları olan demirci, betoncu vs. vs. herkese ceza verilmedikçe bu acılar gitmez. Merkezi hükümetler oy uğruna ikide bir imar affı çıkarmasın. Çünkü imar affı ile servete kavuşan müteahhitler ve silsile ekip, işlerini çürük yapıyorlar, nasıl olsa imar affı çıkıyor diyorlar. 
 
Hesap sorulacaksa eğer, gerçekten önce sistemin kendisinden sorulmalı. En üstten, belediye başkanlarından, kontrollerden müteahhitlere kadar bir hesap verme süreci olmalı, hesap sorulacaksa herkesten sorulmalıdır. (2)
 
Tabi bu olumsuz tabloyu çizerken, işini hakkıyla yapan, hırsızlık yapmadan inşaat malzemelerini eksiksiz ve sağlam kullanan müteahhitleri ve bu yapıları dürüst bir şekilde kontrol eden görevliler ile belediye başkanlarını tenzih eder, onları tebrik ederim.
Halk, fiilen bölgeye gidip, elinden geleni yapmaya çalıştı. Bu millet yüzyıllardır, ne zaman başına bir felaket gelse, kendi arasındaki bütün ihtilafları, farklılıkları bir yana bıraktı ve dört elle birbirine kenetlenerek elinden yaptı. Bu çok sevindirici bir şeydir. Çünkü dünyada çok az halkta böyle birbirine kenetlenme duygusu, inancı, imanı var. (2)
 
1999 Marmara Depreminden sonra bir deprem fonu kuruldu ve neredeyse hayatımıza giren her şeyden bu deprem fonuna kesintiler yapıldı. Konunun uzmanları, “şu an bu deprem fonunda toplanılan para toplam 34,5 milyar dolar olması gerekiyordu. Ama depremden başka her şeye harcanmış. Depremle ilgili bir faaliyet yok. Bu parayla 650 bin konut yapılabiliyor” demişlerdir. (2)
 
Türkiye’de belediyelerin yüzde 90'ının durumu bu, rüşvet, irtikâp, zorunlu bağıştır. Parti fark etmiyor, hepsi aynı, zihniyet ve bozuk düzen. Ülkemizin çoğu yerinde olduğu gibi rant vitrinciliği İskenderun'da da çok fazla var. Mesela fay hattında bulunan şehre 10-12 katlı yapılara son 5 yılda izinler verildi. Bu kadar yüksek yapılar hiç olmamıştı. Lütfen araştırıp veya birilerine sorup bilgi edinin. (2)
 
Olayı particilik olarak değil ahlaki, insani ve iman noktasında ele almak gerekir. İman yoksa durmadan Allah’ı tanıyorum, Allah’tan korkarım dese de yalan. Allah’ı tanısalar, Allah’tan korksalar ve ahirete inansalar zaten asla bu cürümleri işlemezler, böyle bozukluklar meydana gelmez. Çünkü bozuk düzen bu bozuklukları yapmaya müsaittir. Rant hırsı gözlerini kör etmiş, kalplerini mühürlemiştir.
 
EN UCUZ VE KOLAY MESLEK: MÜTEAHHİTLİK VE BELEDİYELERDE RÜŞVET ÇARKI
Bu müteahhitlik mesleği nedir acaba mezuniyetleri neresi hangi şartları sağlıyorlar, hangi belge bilgi ihtiyaçları var? Yoksa sadece parası olanlar mı? Şu rüşvet işi bazı belediyelerde çok dönüyor sanırım. Zaten işin içinde yolsuzluk olmazsa idi ülke yoksul olamazdı. Hükümetlere bundan sonra tavsiyem, şu bağış olayı araştırılmalıdır. Acayip acayip vakıflar var. Sen siyasetçiye parayı direk vermiyorsun, aracı vakfa veriyorsun. Sonra her şey yasal oluyor.
 
Planlama, inşaat sektörü; siyasilerin olduğu ve çoğu ortaokul ve lise mezunu olan belediye meclislerinden değil, işin ehli mühendisler ve devlet memurlarının eliyle yönetilip kontrol edilmelidir. İnşaat sektörünü belediyelerden alın belediye başkanı adayı bile bulamazsınız. Milletvekili ve belediye başkanı adayı en az bir iki tane ev parasını seçilebilmek için harcıyor. Sizce 40-50 bin maaş için mi? Asla. Siyaset inşaat sektörü ile dönüyor. (2)
 
Belediyeler yerel çıkar çevrelerinin arpalığıdır, post modern feodalite kafasıyla yönetilmektedir. Ülke düzelecekse önce belediyelerden başlanmalıdır. Türkiye’de belediyelerin çoğunun sloganı göğe bakalım. Tüm belediyeler gökyüzünü satarlar. Ne kadar çok para o kadar çok gökyüzü. Müteahhit o gökyüzüne giden yolda herşeyi mübah görür. (2) 
Şimdi bir müteahhit, belediyede rüşveti dağıttıktan sonra hangi denetmen gidip o inşaatı durdurmaya maçası yer? Sonra da her depremde aynı masallar, takdiri ilahi, mukadderat. Elbette takdiri ilahi vardır. Ancak Yüce Allah tedbirinizi alın diyor, tedbir almadan herşeyi Allah yaptı demek, sorumluluktan kaçmaktır, Allah’a iftiradır.
 
Elbette takdiri ilahi, doğrudur. Ama nasıl? İnsanların azgınlaştığı ve Allah’ın ayetlerinin ayaklar altına alındığı, sanal ortamda bazı aşağılık gruplarda Allah ve Peygamberlere hakaret ve küfür edildiği halde hiçbir işlem yapılmadığı, Allah tarafından şiddetle yasaklanan faizin halkın bütün katmanlarına sirayet ettirildiği, zina ve rüşvetin sıradan işler imiş gibi halkın ekserisi tarafından normal karşılandığı ve siyasal hükümetler tarafından da önemsenmediği bir zaman diliminde; Yüce Allah, bu hırsız ve rüşvetçi müteahhit ve belediyeler eliyle bu cezayı lokal olarak elbette verecektir. Bunu inkâr eden namussuzdur, ahlaksızdır, Allah düşmanıdır. Suçsuz insanların ve o bölgenin insanlarının suçu olmazsa da Sünnetullah gereğidir.
 
MÜHENDİSİN OTURDUĞU SİTE YIKILMADI
Sosyal medyada hızla yayılan bir videoda Kahramanmaraş Ebrar Sitesi’nde sadece mühendisin oturduğu binanın ayakta kaldığı ve geri kalan tüm binaların yıkıldığı öne sürüldü. Söz konusu videoyu çeken kişi “Dün 250 saat sonra çıkartılan Ebrar Sitesi burası.” Dedikten sonra eliyle ayakta duran tek binayı işaret ederek “Burası da mühendisin oturduğu sitedir, kendisi ve ailesinin oturduğu site yıkılmadı, gerisi hepsi yıkıldı” dedi.(3). 
 
Kendi oturduğu binayı sağlam yapıp, diğer satılan binalarda insanların hayatını önemsememesi ve ölmelerine neden olması, bir mühendis için ihanet olarak yeter.
Maraş depremi sonrası Diyarbakır merkezde ve diğer bazı şehirlerde yıkılan az sayıda yapı için bina altında bulunan dükkânlarda kolonların kesildiği iddia edildi. İMO Diyarbakır Şubesi konuyu teyit etmeye çalışıyor. (4)
 
NYT'nin konuştuğu jeomorfolog Ömer Emre, "Ağır hasar oluşmamasını sağlayan temel unsur zemin yapısı" dedi. Bölgedeki fay hatlarını yaklaşık 40 senedir inceleyen Emre, buradaki birçok köy ve şehrin eskiden kalma dere yataklarının taşıdığı kum, alüvyon ve kilden oluşan katmanlar üzerine inşa edildiğine dikkat çekti. Jeolojik veri analizi şirketi Fugro'da çalışan uzman, bu durumun şehirleri ve köyleri depreme karşı korumasız hale getirdiğini belirterek, "Bu zemin, dalga gibi oynar" dedi. (5)
 
"Türkiye'de öteki şehirler yerle bir olurken, burası nasıl ayakta kaldı?" başlıklı haberde, jeolog Tamer Duman'ın da görüşlerine başvuruldu. Duman, Erzin'in deniz seviyesinden yüksekte ve kaya zemin üzerine inşa edildiğini belirtti. (5)
 
Adıyaman’da Isias Otel’i enkazından kurtulan rehber Abdülsamet Sarıtaş, “Yapılan bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkartılan raporlara göre Isias Otel faciası resmen bir cinayettir. Bina yapılırken belirli kriterlere uyulmadığı, binanın yapımına izin veren, yapı denetimi konusunda kusurlu olan her türlü zincirde parmağı olan herkesin adalet karşısında yargılanması ve en yüksek cezaları almaları, depremzede vatandaşların gönlüne bir nebze de olsa su serpecektir.” demiştir. (6)
 
Malatya TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Özgür, "Bundan yaklaşık 3 ay önce yetkilileri, 'Malatya'da çok büyük bir deprem bekleniyor' diyerek uyarmıştık. Önlem alınmasını söylememize rağmen, ancak önlem alınmadığını gördük" dedi. (7)
 
Hatay’ın dört bir yanında yıkım yaşanmasına rağmen Erzin İlçesi’nde bir bina dahi yıkılmadı. Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu, kurallara uyduklarını, hiçbir kaçak binaya izin vermediklerini belirterek, “Akrabalarımın evini dahi mühürledim. Biz kurallara uyan bir toplum olmadığımız sürece bu acıları yaşamaya devam ederiz. Sadece yerel yönetimler değil vatandaşların da sorumlulukları var” dedi. (8)
 
İskenderun’da yaptığı binaların hiçbiri depremde yıkılmayan müteahhit Nurettin Kayış, inşaat sektörünü neden bıraktığını videoda böyle anlattı. İnşaatların yapım sürecinde belediye tarafından kendisine sürekli haksız ceza yazıldığını, bağış istendiğini iddia etti.(9)
 
Antakya ilçesinde yaptığı 12 apartman ve 3 kamu binasından hiçbiri yıkılmayan İnşaat Mühendisi Mustafa Ergüvenoğlu, konuk olduğu CNN Türk ekranlarında işin sırrını anlattı. Ergüvenoğlu, "Bizim en büyük avantajımız binaların yapım sürecinde her aşamada projeye göre uygun hareket ediliyor mu diye kontrol ettik" dedi. (10)
 
Ancak bütün felaketlerde olduğu gibi, bir müddet sonra suçlu aranmaya başlanıyor. Çoğunlukla siyasiler, hemen birbirlerini suçlamaya başlıyor veya kamuoyuna polemiklerle veya şovlarla bazı mesajlar vermeye çalışıyorlar. Bunu ister iktidar, ister muhalefet yapsın yanlıştır.
 
(1) https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ilk-sonuclar-korkunc-depremde-coken-binadan-numune-alindi-629886h.htm
(2) https://www.indyturk.com/node/610071/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/bir-hesap-sorulacaksa-herkesten-sorulmal%C4%B1-sorumlu-belediye
(3) https://www.yenicaggazetesi.com.tr/depremde-yuzlerce-kisiye-mezar-olan-ebrar-sitesi-icin-korkunc-iddia-631845h.htm
(4) https://www.gazeteduvar.com.tr/diyarbakirda-yikilan-binalarin-kolonlarinin-kesildigi-iddia-edildi-haber-1602977
(5) https://www.indyturk.com/node/611006/d%C3%BCnya/new-york-times-tek-bir-binan%C4%B1n-dahi-y%C4%B1k%C4%B1lmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1-erzini-yazd%C4%B1-buras%C4%B1-nas%C4%B1l-ayakta
(6) https://www.karar.com/guncel-haberler/depremde-65-kisiye-mezar-olmustu-dere-cakili-ve-kum-cikti-1729352
(7) https://www.yenicaggazetesi.com.tr/malatya-jeoloji-muhendisleri-odasi-baskani-ozgur-3-ay-once-uyarmistik-628680h.htm
(8) https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yasam/depremin-ortasindaki-ilcede-tek-bir-bina-bile-yikilmadi-belediye-baskanindan-sirrini-acikladi-kacak-bina-yapan-akrabamin-evini-bile-muhurledim-948525
(9) https://haberglobal.com.tr/gundem/iskenderunda-sattigi-binalarin-hicbiri-yikilmayan-muteahhit-sektoru-neden-biraktigini-boyle-anlatti-234451
(10) https://www.sondakika.com/haber/haber-yaptigi-binalardan-hicbir-yikilmayan-muteahhit-15656796/
 
Yusuf Yılmaz  24/02/2022

Yorum Yapın
500

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
  • Başlık : Sayın Yusuf YILMAZ Haymana aşığımız 27/03/2023 22:08:20
    Gönderen : Mehmet AVCI
    Sayın Yusuf YILMAZ Haymanamızın güçlü kalemi. Asrın felaketi olan Kahramanmaraş depreminde yaşananları tüm gerçekliğiyle ele alan makalende derin analizler ve yaşam tecrübeleri ile ülkemizde yapılan yanlışları ifşa edip, haber ve araştırmalarla destekleyen yazınız için tebrik ederim. Gerçekler, görmezden gelindiler diye yok olmazlar. Aldous Huxley